|
Yazar Dilaver Selvi / Semerkand Dergisi 12-2000
|
|
Pazartesi, 19 Kasım 2007 |
|
Tasavvufa dışarıdan bakanların anlamakta güçlük çektikleri bir mesele de mürşide teslimiyettir. Özellikle tasavvuf ehlinin mürid-mürşid ilişkisine, ölü ve yıkayıcısı ilişkisini örnek göstermeleri itirazlara sebep olmaktadır. Tasavvuftaki mürşide teslimiyetin karakteri ve sınırları gerçekte nedir? Bu teslimiyetin insan iradesinin reddi anlamına geldiğini söyleyenler haklı olabilir mi? |
|
Yazar Mehmet ILDIRAR
|
|
Cumartesi, 08 Eylül 2007 |
|
Nefsin sıfatları değişebilir. Bunu ayet ve hadisler, ulema ve evliya bildirmişlerdir. Bunlardan nefsin ölmediğini ama sıfatlarının değiştiğini öğreniyoruz. Halk arasında “nefsi öldürmek” şeklinde geçen söz ise nefsin insanı yönetme, yönlendirme sıfatına işaret içindir. “Emmare” tarafı. En aşağılık, en çirkin özellikleri kendinde barındıran bu sıfat, nefsin terbiyesiyle bir anlamda öldürülür. Çünkü terbiye sonunda emmareden eser kalmamaktadır. Nefsin ıslah edilmesi suretiyle kalp de arındırılmakta, masivadan, kirden, bütün gereksiz yüklerden kurtarılmaktadır. |
|
Yazar Mehmet ILDIRAR
|
|
Cumartesi, 08 Eylül 2007 |
|
İnsanlar iki gruba ayrılır. Birinci grup sadıklardır. Allah Tealâ yüce kitabımızda onlar için “Müminlerden Allah’a verdikleri söze sadık kalan nice erler vardır.” (Ahzab, 23) diye buyurmaktadır. İnsanların ikinci grubu ise, dünyayı talep edip, sıdk ve sadakatten, ahde vefadan uzak kalanlardır. Onlar için de; “Yapmayacağınız şeyleri niçin söylersiniz?” (Sâf, 2) buyurulmaktadır. Peki, biz bu ayeti nasıl anlayacağız ve bize yüklenen sorumluluk nedir? Yapmaya çalışıp yapamamakla, kasten yapmamak arasında bir fark var mıdır? Bizim dinden, tasavvuftan söz ederken dikkat etmemiz gereken ölçü nedir? |
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 30 Temmuz 2007 |
|
Hz. Osman r.a., kendisini hilafetten uzaklaştırmak veya öldürmek kastıyla Mısır’dan birtakım isyancıların umre yapmak bahanesiyle Hicaz’a geldiğini haber almıştı. Bunun üzerine minbere çıktı ve Allah Tealâ’ya hamd ü sena, Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e salât u selamdan sonra bir hutbe irad etti. Durumu halka haber verdi ve şöyle dedi: |
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 30 Temmuz 2007 |
|
Kibir, ruhumuzda biriken kirlerdir. Noksanlıklarımız, hatalarımız, ruhumuzu kirlendirmekten ve böylece ruhumuzun aydınlığına kalın tabaka örmemizden kaynaklanmıyor mu? Muhammed Bâkır r.a. Hazretleri’nin “kişinin noksanlığı, kalbindeki kibri kadardır” sözüne katılmamak mümkün mü? |
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
Bazı tarikatlarda rüya ile ders geçilmektedir.
Bunu nasıl izah edeceksiniz?
|
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
İlham nedir? Şeriata uygun olan ilhamın
muhatab ve üçüncü şahısları bağlamadaki hükmü nedir? İlham, şer'î mükellefiyetin
hükmünü
yükseltebilir mi?
|
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
İnsan niçin yaratıldı? Allah'ı bilmek için
mi?
Kulluk için mi? Yoksa muhabbet için mi? Ma'neviyatta öncelik muhabbete mi, ma'rifete
mi,
yoksa ibadete mi verilmeli?
|
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
İnsanın büsbütün dünyadan el etek
çekmesi, kendini sadece ibadete vermiş olması gerekseydi Allah insanı melek olarak
yaratmaz
mıydı?
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 15 Toplam: 2442 |