|
Yazar kerim
|
|
Salı, 11 Nisan 2006 |
|
Fatih’in hocası ve İstanbul’un manevi fatihlerinden Akşemseddin Hazretleri (1390-1459) Şam’da doğmuş, yedi yaşında babası Şeyh Hamza ile Amasya’ya gelip yerleşmiş, zamanında okunan islâmî ilimleri tahsil ettikten sonra Osmancık’ta müderris olarak ders vermeye başlamıştı. Henüz yirmi beş yaşlarında iken kendisine bir mürşid arayan Akşemseddin, önce şöhretini duyduğu Hacı Bayram Veli’ye intisap etmeyi düşünmüşse de, onun dervişlerle halktan yardım topladığını öğrenince -dilencilik yaptığını zannederek- bu isteğinden vazgeçti. Aslında toplanan yardımlar muhtaçların ihtiyacına sarfediliyordu. |
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 27 Mart 2006 |
|
Onaltıncı asır sonu saray ricalinden Gazanfer Ağa, rüşvet yolu ile büyük servet yapmıştı. O tarihte İstanbul’da Rüstem Ağa adında pek meşhur bir saatçi vardı. Gazanfer Ağa bu zata çok kıymetli taşlarla müzeyyen (süslü) bir koyun saati yaptırmış, mücevherlerini de kendi vermişti. Koyun saati, cep saatinin büyüğü olup, koyunda muhafaza edilirdi. |
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 27 Mart 2006 |
Okuduğumuz kitaplarda ve gazetelerde bazan öyle yanlışlıklara tesadüf ediyoruz ki, gayri ihtiyari Fuzulî’nin şu sözü hatıra geliyor:
Kâh bir harf sukûtiyle kılur nâdiri “nâr” Kâh bir nokta kusuriyle gözü “kör” eyler!
Hakikaten de öyledir. Arap harflerinde bir noktanın eksikliği ve fazlalığı gözü “kör”, körü “göz” eyler. |
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 27 Mart 2006 |
Abdürreşid İbrahim anlatıyor:
Ümeyye Camii’nde (Şam’da) akşam namazı kıldım. Zaten müteaddit (birden fazla) mihraplar dikkat çekici idi. Ben, Hanefî Şafiî düşündüğüm yok. Fakat imama uyup namaza başladığım zaman, sağımızda toplanmış birçok adamın, henüz imama uyup namaz kılmakta tereddüd eder gibi durmaları dikkatimi çekti. Ben imama uydum, imam Fatiha Suresi’nin yarısını okumuştu, |
|
Yazar kerim
|
|
Salı, 21 Mart 2006 |
|
Yaşlanma insanoğlu için kaçınılmaz bir süreç. Yaşlılık kapıya dayandığında kimi vakar ile boyun eğip karşılar, kimi ise bir söyleyip beş kahkaha atarak kendince yıllara meydan okuduğunu sanır. Örümcek ağına kapılmış kelebek gibi kurtulma ümidiyle çırpınır durur. Oysa kendisi de çok iyi bilmektedir ki bu çabalar boşunadır. |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 11 - 20 Toplam: 31 |