|
Yazar kerim
|
|
Çarşamba, 01 Kasım 2006 |
Zamanı ve mekânı anlamak derin mesele. Düşünürler, filozoflar, edebiyatçılar neler söylemedi ki bu konuda... Pek çok isabetli şeyin yanı sıra, elbette yanlış şeyler de söylendi.
Biz Yüce Mevlâ’nın Rasulü vasıtasıyla bildirdiği zamana dair bir hakikate, zamana anlam katmak için bize sunduğu reçeteye bir bakalım.
Gün, yirmi dört saat.
|
|
Yazar kerim
|
|
Çarşamba, 01 Kasım 2006 |

"Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir."
Hucurat Suresi 49.12. |
|
Yazar kerim
|
|
Cuma, 16 Haziran 2006 |
“Tüketim”, son iki yüzyıldır sürekli dünyanın gündeminde yer alan bir kavram.
Aynı şey tek tek fertler olarak bizim için de geçerli. Tüketim sürekli gündemimizde, hem bir kelime olarak, hem de faaliyet olarak...
Bizim eski “sarf etmek” veya “sarfiyat” ifadelerini hayli aşan bir kavram tüketim. Hem yeni, hem de dahil olduğumuz ‘başka’ bir anlayış ve yaşama biçimine ait. Bizim kadim kültürümüze ait bir kod değil yani.
Biten, yok olan, zayi olan bir şeyleri çağrıştırdığı için de kekremsi tatlar bırakan bir kavram. Fakat eleştirsek de hayatımızdan söküp atmanın imkanı yok. “Tüketim kültürü”nün hakim olduğu bir dünyadayız, tüketiyoruz.
O halde gelin, bu kavramı kendi rengimize boyayalım; ilkelerimizi, ahlâk-ı hamidemizi bu kavrama da nakşedelim. Onu dönüştürelim. Kendi hayatımız için, insanlık için... |
|
Yazar kerim
|
|
Pazar, 23 Nisan 2006 |
Allah ve Rasulü’nün, bir de mümin kardeşlerinin isteklerini kendi isteklerine tercih etmek... Aç iken doyurmak, ihtiyaç sahibi iken giydirmek... Can bedende iken, ten ülkesini Sevgili’ye feda etmek... Ve... Sevgili tebessüm ederken, kendini O’nunla birlikte hissetmek...
Uhud günü... Bir anlık dikkatsizlik ne yaralar açmıştı o gün. Bir avuç insan kalmıştı Rasulullah s.a.v.’in yanında. Müşrikler tarafından atılan taşlarla ve kılıç darbeleriyle o nur yüzlü sevgilinin dudağı yaralanmış, bir dişi kırılmıştı. Başındaki miğfer parçalanmış, miğferin halkalarından ikisi şakaklarına batmıştı. |
|
Yazar kerim
|
|
Perşembe, 11 Mayıs 2006 |
En yalın tarifiyle Asr-ı Saadet, insanların en hayırlısı Fahr-i Kâinat s.a.v. Efendimiz’in ve yine O’nun mübarek ifadeleriyle “insanların en hayırlıları”nın birlikte yaşadığı çağdır.
Alemlere Rahmet ve insanlığa en güzel örnek olmak üzere Son Peygamber s.a.v.’in risaletine şahitlik etmiş, yine insanlığın hidayet menbaı Kur’an-ı Hakim’in indirildiği insanlığın altın çağı...
Yani saadetin, mutluluğun, bahtiyarlığın, bahtiyarların çağı... |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 11 - 20 Toplam: 95 |