|
Yazar kerim
|
|
Salı, 21 Mart 2006 |
|
“Haklı olan düşmanın bile olsa haktan ve adaletten kıl kadar taviz verilmeyecek!” Adaletin bu en temel ilkesi, bir hırsızlık olayı vesilesiyle bizzat Cenab-ı Hak tarafından Rasulullah s.a.v. Efendimiz’e, O’nun muazzez şahsında bütün insanlığa emrediliyor. |
|
Yazar kerim
|
|
Salı, 21 Şubat 2006 |
|
Osmanlı'yı en ilgi çekici kılan hususların başında, farklı etnik-dinî kimliğe mensup sayısız millete, uçsuz bucaksız bir coğrafyaya yüzyıllarca nasıl hükmettiği ve sağladığı barışın hangi temellere dayandığı gelmiştir. Etnik milliyetçiliğin revaçta olduğu günümüzde, dünyaya düzen vermeye kalkışan batılı güçlerce dahi bu durum, halen mucize olarak vasıflandırılır. Kendisine itaat ve sadakat gösteren bütün tebasına hiçbir ayrım yapmadan "vedi'atullâh", yani Allah'ın emaneti yaklaşımını sergilemesi, demokrasinin beşiği olarak gösterilen çağdaş batı ülkelerinde bile henüz erişilememiş bir merhaledir.
|
|
Yazar kerim
|
|
Pazartesi, 06 Mart 2006 |
Her ev aynı zamanda evreni temsil etmektedir veya evren muazzam bir evdir. Cenabı Hakk’ın yüce zâtının kudretinin bütün ayrıntılarını görebileceğimiz mekân olan evren, nasıl farklılıkların hepsini bir arada barındırıyorsa, evimizde de hem cinsiyet hem de kişilik farklılıklarından oluşan bir bütünlük yok mu?! |
|
Yazar kerim
|
|
Salı, 14 Şubat 2006 |
|
Korku ve ümit; hem yaşama ümidi, hem de ölüm korkusu hem afvedilme ümidi, hem de cehenneme gitmek, azaba uğramak korkusu. Yani ne Allah’ın azabından emin olmak ve ne de Allah’tan ümid kesmek.
Yüce dinimizin öğrettiği ilahi esaslardan biri de, kulun Rabbi huzurundaki durumu ve teslimiyet ölçüsüdür. |
|
Yazar kerim
|
|
Salı, 14 Şubat 2006 |
|
Bazen insan kelimenin tam anlamıyla iflas etmiş; kalbindeki ve elindeki bütün değerlerini kaybetmiş olabilir. Durum öyle bir hal alır ki, ne yapsa önü tıkanır; çare için çaldığı her kapı üzerine kapanır. Sıkıntılar arttıkça artar, sabretmek neredeyse imkansızlaşır.
Hayatın binbir türlü zorluğu, sıkıntılar, ızdıraplar karşısında insanı ümitsizlik ve isyana götüren büyük etkenlerden biri de hayatı anlama ve algılama şeklimiz. Kalbimiz ve düşüncemiz yalnızca o ana odaklanıp, olayların sonrasını, arkasındaki hikmetleri ve kaybediyor gözüksek de en sonunda kazanacaklarımızı düşünmeyince, elimizde yıkım ve ümitsizlikten başka ne kalabilir? |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 21 - 30 Toplam: 95 |